idealgenc.net

  Ana Sayfa
  Arabalar
  Astroloji
  Biyografi
  Canli Tv izle
  Film izle
  Fıkralar
  Guzeller
  Güzel Sözler
  Hikayeler
  Kadınlar
  Klipler
  Magazin
  Manzara Resimleri
  Msn Diğer
  Online İşlemler
  Oyun Oyna
  Programlar
  Radyo Dinle
  Sağlık
  Sohbet Chat
  Türkiye
  Yemek Tarifleri
  İslamiyet
  Şarkı Sözleri
  Şiirler

 

Site içi Arama


  Konu : Uyku ve Rüyalar | Hit: 149

Bütün bir günün yorgunluğu, hayvanlarda olduğu kadar insanlarda da karşı koyulmaz bir uyuma ihtiyacı doğurur. Gerçekten de insanın beden ve zihin gücünü yeniden toplamasını sağlayan tek şey uykudur. Çoğu zaman birkaç esnemeden sonra uyumağa hazırlanan kişinin gözleri kapanır, kasları yavaş yavaş gevşer, vücut organları daha ağır çalışmağa başlar, solunum temposu yavaşlar ve düzenli hale gelir. Dış dünya ile bütün ilişkisini kesmiş olan kişi tam bir durgunluk ve hareketsizlik halindedir. O andan sonra artık bilinci de çalışmaz olur.

Uyku, başından sonuna kadar tekdüze bir olay değildir: normal süresi boyunca birtakım devrelerden geçer, bu devrelerden her biri de gittikçe derinleşen çeşitli evreleri kapsar.

Beyinde bulunan ve hipotalamus denilen bir sinir merkezinin denetlediği uyku, bütün fiziksel etkinliklerin durduğu bir dinlenme dönemidir: uyku sırasında kişi, bilinçli düşünme yeteneğini kaybetmiştir. Bununla birlikte bilinçaltı, rüya görürken gene de «çalışmağa» devam eder.

Hepimiz her gece rüya görürüz, fakat gördüğümüz rüyaları tümüyle unuturuz ya da yalnız uyanma anından önce gördüğümüz son rüyayı hatırlayabiliriz. Zaten bir rüyanın, hattâ bir kâbusun bizdeki anısı çok çabuk kaybolur. Toparlayıp anlatması güç bir şey olan rüya, çoğu zaman fantastiğin ve gerçek dışının sınırlarına varan, tutarsız, bağlantısız birtakım hayaller dizisidir.

Kaynağını, gerçekten yaşanmış olan ya da bilinçaltında var olan olaylardan, duygulardan, istek ve kaygılardan alır. Rüya görmek, insanın yaşaması ve sağlıklı kalabilmesi için zorunlu olan bir beyin etkinliğidir. Laboratuvarlarda yapılan «rüyadan alıkoyma» deneyleri (kaydedici âletler rüya görmeğe başladığını haber verir vermez denek hemen uyandırılır), çıldırmaya kadar varabilen sinir ve ruh bozukluklarına yol açmıştır.

Öteden beri insanlar, gördükleri rüyalara bir anlam vermek istediler ve bu rüyaları öbür dünyadan gelen birer haber (Eski Yunanistan'da Uyku Tanrısı Hypnos, Ölüm Tanrısı Thanatos'un kardeşiydi) ya da kehanet olarak kabul ettiler.

1900 yılında Rüya Yorumu adlı kitabını yayımlayan Freud'un çalışmalarından bu yana psikanalizciler, rüyaları, itiraf edilmemiş ya da gerçekleşmemiş isteklerin dile gelişi şeklinde açıklıyorlar. Rüyalardaki bazı simgeleri yorumlamak oldukça kolaysa da (bir kral ya da bir kraliçe, babayı ya da anneyi temsil eder), her rüya, bireyin kişiliğine sıkı sıkıya bağlı olan özel bir anlam taşır. Bu bakımdan rüyaların bir tek anahtarı yoktur, yeryüzünde ne kadar insan varsa o kadar da anahtar vardır.

Uykusuzluk

Bazı insanlar uykusuzluktan yakınırlar: ya uykuya dalmak için büyük güçlük çeker ya da gece boyunca sık sık uyanırlar. Ciddî bir hal almağa başladığı zaman ilaçlarla (uyku ilaçları veya uyuşturucu ilaçlar, barbitürikler) tedavi edilen bu hastalık insanda ruh huzursuzluğu, endişe ve gerçek bir vücut yorgunluğu yaratır. Fakat, yıllardır bir tek gece «gözlerini kırpmadıklarını» söyleyen uykusuzluk hastalarına inanmamak gerekir: eğer insan bu kadar uykusuz kalsa, hayvanlar üzerinde yapılan deneylerin de kanıtladığı gibi, bütün gücü tükeneceğinden kısa sürede ölür.

Uyurgezerler

Bazı etkenler, sözgelimi bir uyurgezerlik nöbeti, uykuyu tedirgin ve huzursuz hale getirebilir. Böyle bir nöbet sırasında insan, uykuda olduğu halde yataktan kalkıp dolaşabilir, hattâ korku ve baş dönmesi duymadığı için bazen çok tehlikeli hareketler yapabilir. Uyandığı zaman da bu yaptıklarının hiç birini hatırlamaz. Bu uyku bozukluğu oldukça ender görülen bir olaydır. Üstelik, bir uyurgezeri uyandırmanın, onun ölümüne yol açabileceği inancı da yanlıştır.

Uyku Tedavisi

Uykunun süresi canlıların türüne göre değişir: zürafa günde üç dakika, fil 2 saat, kuşlar 12 saat uyur. Yetişkin bir insan ortalama 8 saatten fazla uyumaz. Bazı sinir hastalıklarını tedavi etmek için psikiyatri hekimleri bir uyku tedavisi uygulamayı öngörürler: uyku ilaçlarının etkisiyle hasta, bir, iki ya da üç hafta boyunca günde 12 ile 18 saat kadar uyutulur; ara sıra, temizliğini yapmak, yemek vermek ve ruh hekimiyle konuşmasını sağlamak için uyandırılır.

  Yorum yazılmamış.
Yorum Yazılmamış... Sponsor Bağlantılar
 
 + En Çok Okunanlar    + Yeni Eklenenler    + Rastgele
En çok indirlen mp3ler Sibek Kekilli (56011)
Hulya Avsar (21806)
Sibel can (17054)
Meltem cumbul (13562)
Lerzan mutlu (11219)
Aysu baceoglu (9263)
aman aman (8541)
Sevtap parman (7949)
Nezihe kalkan (7723)
Hatice sendil (7723)
Aylin coskun (7719)
 
En Son Eklenenler Hile var mı? Bu da Ahmet Hoca'nın kurası
Çakar'dan son bomba: Chelsea 3-0 kazanır
Param olsa Chelsea'ye bahis oynardım
Ribery'ye bahis kazandıran frikik
Tello - Sporting'teki inanılmaz frikik
Hami'nin frikik golleri
İkinci baraj, ilginç frikik golü
Kaleciden şahane frikik golü
Orta Sahadan Frikik Golü
Genç Beckham'dan orta sahadan gol
Orta Sahadan Gol
 
Rastgele Yolcu
Lerzan mutlu
Moda Giyim
Gökhan Kırdar Gizli Aşk
Ata Demirer Ege Şivesi
Toto Cutugno Biyografisi
Monica Bellucci
sevdayı bitirmez ÖLÜM
Atv Canli izle
Askin Nur Yengi Dün
Hakan Peker Unutmadım Seni
 

  Copyright  ©2006 idealgenc.Net